Hanefi Mezhebine Göre Helal Olan Deniz Ürünleri Nelerdir? Karides Tartışmasından Balık Tezgâhına Uzanan Lezzetli Bir Yolculuk
İzmir’de yaşayan biri olarak denizle aramın iyi olması biraz kaçınılmaz. Sabah işe giderken körfeze bakıp “Bugün de güzel görünüyorsun ama akşam eve gidince bulaşıkları sen yıkamayacaksın” diye içimden konuştuğum bile oluyor. Denizle böyle duygusal bir bağ kurmuşken konu deniz ürünlerine gelince insan ister istemez biraz daha dikkat ediyor.
Çünkü bizim evde yemek konusu hiçbir zaman sadece “Acıktım, ne yesek?” seviyesinde kalmaz. Mutlaka bir araştırma, bir tartışma, bir büyüklerin yorumu ve en sonunda da “Dur bakalım, en doğrusunu öğrenelim” aşaması yaşanır. Özellikle dini konularda aile büyüklerinin hassasiyeti malum. Bir gün arkadaşlarla balıkçıda otururken konu yine deniz ürünlerine geldi.
Arkadaşım tabağındaki karidesi gösterip:
— “Bunu yiyebiliyor muyuz, yoksa karidesle aramızda mezhep kaynaklı bir mesafe mi var?” dedi.
Ben de klasik ben refleksiyle önce güldüm, sonra içimden:
“Gülüyorsun ama eve gidince üç saat araştıracaksın.”
dedim.
Gerçekten de öyle oldu. Çünkü insan bazen en basit görünen konuları bile doğru öğrenmek istiyor. İşte bu yüzden bu yazıda Hanefi mezhebine göre helal olan deniz ürünleri nelerdir? sorusuna sade, anlaşılır ve biraz da günlük hayatın içinden bir bakışla cevap vermeye çalışacağız.
Hanefi Mezhebinde Deniz Ürünlerine Genel Bakış
Yine bir Tartolet içeriğiyle karşınızdayız! Bu kez konumuz: “Hanefi mezhebine göre helal olan deniz ürünleri nelerdir”.
Hanefi mezhebi, deniz ürünleri konusunda diğer bazı mezheplerden farklı bir yaklaşım benimser. Hanefi mezhebine göre genel kabul gören görüş, deniz canlıları arasında yalnızca balık türlerinin helal olduğudur.
Yani denizde yaşayan her canlı otomatik olarak helal kabul edilmez. Burada temel ölçü, o canlının balık kategorisine girip girmediğidir.
Bunu günlük hayattan şöyle düşünebiliriz:
Markete girdiniz, deniz ürünleri reyonundasınız. Önünüzde onlarca çeşit var. Ahtapot, kalamar, midye, karides, levrek, mezgit, hamsi…
Beynim hemen küçük bir muhasebe yapmaya başlar:
“Bu yüzüyor ama balık mı? Bu denizde yaşıyor ama yenir mi? Bu görüntü olarak uzaylıya benziyor ama belki de lezzetlidir?”
İşte Hanefi yaklaşımında asıl soru şudur:
“Bu canlı balık mıdır?”
Hanefi Mezhebine Göre Helal Kabul Edilen Deniz Ürünleri
Balık Türlerinin Tamamı Helal Kabul Edilir
Hanefi mezhebine göre deniz ürünleri arasında helal kabul edilen temel grup balıklardır. Balığın türü, büyüklüğü veya yaşadığı bölge genellikle bu hükmü değiştirmez.
Bu nedenle aşağıdaki deniz ürünleri Hanefi mezhebine göre helal kabul edilir:
- Hamsi
- İstavrit
- Levrek
- Çipura
- Mezgit
- Palamut
- Uskumru
- Lüfer
- Somon
- Ton balığı
- Sardalya
- Kefal
Yani İzmir’de bir sahil kenarında oturup güzel bir hamsi tava yemek isteyen biri için bu konuda büyük bir sorun bulunmaz.
Tabii benim gibi yemek seçerken bile hayat muhasebesi yapan insanlar için olay bazen farklı ilerleyebilir.
Balıkçıda:
— “Abi ne alırsın?”
— “Bir levrek alayım.”
— “Izgara mı?”
— “Önce bir iç huzuru ızgarası yapalım, sonra levreğe geçeriz.”
Bazen insanın kendi kafasının içinde küçük bir danışma kurulu çalışıyor.
Balık Dışındaki Deniz Canlıları Konusunda Hanefi Görüşü
Midye Hanefi Mezhebine Göre Helal midir?
İzmir denince akla gelen lezzetlerden biri de midyedir. Sokaklarda midye dolma satan tezgâhları görmek oldukça yaygındır. Ancak Hanefi mezhebine göre midye balık sınıfında olmadığı için helal kabul edilmez.
Burada önemli olan nokta şudur: Bu değerlendirme midyenin temizliği veya lezzetiyle ilgili değildir. Konu mezhebin deniz canlıları hakkındaki ölçüsüdür.
Yani bir yiyeceğin çok sevilmesi onun dini hükmünü değiştirmez.
Bunu arkadaş grubunda şöyle anlatmak mümkün:
— “Ama herkes yiyor.”
— “Evet, herkesin tercihi ve mezhebi farklı olabilir.”
— “Ama çok güzel kokuyor.”
— “Kokunun ikna gücü yüksek, kabul ediyorum.”
Bazen mutfaktan gelen koku insanın bütün mantık sistemini zorlayabiliyor.
Karides Hanefi Mezhebine Göre Helal midir?
Karides konusu en çok merak edilenlerden biridir. Çünkü karides birçok kişinin sofralarında yer alan popüler bir deniz ürünüdür.
Hanefi mezhebinde karides konusunda farklı değerlendirmeler bulunmakla birlikte, klasik Hanefi yaklaşımında balık dışındaki deniz canlıları genel olarak helal kabul edilmediği için karides de tartışmalı görülmüştür.
Bazı Hanefi âlimleri karidesi balık grubuna yakın değerlendirerek yenebileceğini söylerken, birçok klasik Hanefi görüşünde ise balık dışında tutulduğu için tercih edilmemesi gerektiği ifade edilir.
Bu nedenle karides konusunda kişinin güvendiği bir ilmî kaynağa veya din bilgisine başvurması en sağlıklı yoldur.
Kalamar ve Ahtapot Hanefi Mezhebine Göre Helal midir?
Kalamar ve ahtapot da balık türlerinden olmadığı için Hanefi mezhebindeki yaygın görüşe göre helal kabul edilmez.
Bu noktada bazen şöyle bir durum yaşanıyor:
Bir arkadaşım:
— “Ahtapot çok zeki hayvanmış.”
dedi.
Ben de:
— “Ben zaten kendi kararlarımı verirken zorlanıyorum, bir de tabağımdaki canlının zekâsını düşünemem.”
dedim.
Şaka bir yana, bu tür konularda sadece damak tadıyla değil, kişinin inancına uygun hareket etme hassasiyetiyle karar vermesi önemlidir.
Neden Hanefi Mezhebinde Sadece Balık Esas Alınır?
Hanefi mezhebinin deniz ürünleri konusundaki yaklaşımı, belirli fıkıh değerlendirmelerine dayanır. Bu görüşte denizden elde edilen yiyeceklerde temel olarak balık esas alınmıştır.
Bunun arkasında mezhebin helal-haram değerlendirmelerinde kullandığı genel prensipler bulunur.
Günümüzde insanlar farklı ülkelerde farklı beslenme alışkanlıklarına sahip olduğu için bu konu daha fazla gündeme gelmektedir. Eskiden bir insan yaşadığı bölgede hangi deniz ürünlerinin tüketildiğini bilirken, bugün marketlerde dünyanın her yerinden ürün görmek mümkün.
Eskiden mahallede balıkçıya gidip:
“Abi bugün ne taze?”
diye sorardık.
Şimdi internetten:
“Bu canlı hangi sınıfa giriyor?”
diye araştırıyoruz.
Teknoloji gelişti ama insanın yemek öncesi kararsızlığı değişmedi.
İzmir’de Deniz Ürünleri Kültürü ve Mezhep Hassasiyeti
İzmir gibi deniz kültürü güçlü bir şehirde yaşayanlar için deniz ürünleri hayatın bir parçasıdır. Kordon’da yürürken balık kokusu almak, sahilde otururken balık ekmek görmek veya arkadaşlarla balıkçıya gitmek oldukça normaldir.
Ancak dini hassasiyetleri olan kişiler için lezzetin yanında uygunluk da önemlidir.
Çünkü yemek sadece mideyle ilgili bir konu değildir. İnsan bazen yediği şeyin gönlünü de rahat ettirmesini ister.
Ben mesela bazen arkadaşlarla dışarı çıktığımda menüyü incelerken fazla ciddi davranıyorum.
Arkadaş:
— “Sen yemek mi seçiyorsun, üniversite bölümü mü?”
Ben:
— “İkisi de geleceğimi etkiliyor olabilir.”
Tabii biraz abartıyorum. Ama insanın inandığı değerlere uygun davranmak istemesi gayet doğal.
Hanefi Mezhebine Göre Deniz Ürünleri Tercihinde Nelere Dikkat Edilmeli?
Deniz ürünü tüketirken şu noktalar dikkate alınabilir:
Mezhebin Görüşünü Bilmek
Öncelikle kişi bağlı olduğu mezhebin yaklaşımını öğrenmelidir. Çünkü farklı mezhepler arasında deniz ürünleri konusunda görüş ayrılıkları bulunabilir.
Güvenilir Kaynaklardan Bilgi Almak
Dini konularda kulaktan dolma bilgiler yerine güvenilir kaynaklara başvurmak daha sağlıklıdır.
Kişisel Hassasiyetleri Dikkate Almak
Bazı konularda farklı görüşler bulunabilir. Kişi kendi inancı ve takip ettiği anlayış doğrultusunda hareket edebilir.
Sonuç: Deniz Büyük, Konu Derin Ama Ölçü Belli
Deniz gerçekten ilginç bir dünya. İçinde binlerce canlı var ve insan her geçen gün yeni bir tür öğreniyor. Ancak Hanefi mezhebine göre deniz ürünleri konusunda temel ölçü oldukça nettir: Balık türleri helal kabul edilir.
Bu yüzden Hanefi mezhebine göre helal olan deniz ürünleri nelerdir? sorusunun temel cevabı balıklardır. Hamsiden levreğe, sardalyadan palamuda kadar birçok balık türü bu kapsamda değerlendirilir.
Diğer deniz canlıları konusunda ise Hanefi mezhebinde genel yaklaşım farklıdır ve kişinin kendi ilmî danışmanlığıyla hareket etmesi önemlidir.
Sonuçta hayat biraz da denge işi. Bazen sofrada lezzeti düşünürüz, bazen sağlığı, bazen de inancımıza uygunluğu…
Benim gibi fazla düşünen insanlar için ise bazen balık siparişi vermek bile küçük çaplı bir düşünce maratonuna dönüşebilir.
Ama sonunda güzel bir balık tabağı gelir, deniz kokusu yayılır ve insan şunu fark eder:
Bazı soruların cevabı sadece tabakta değil, insanın iç huzurunda da saklıdır.