İçeriğe geç

Bile ne edatı ?

Bile Ne Edatı? Bazen Hayatın Kendisi Gibi…

İzmir’de yaşıyorum, hem de 25 yaşında, hayatı sıradan bir genç gibi yaşıyorum (ama o kadar da sıradan değil, aslında içimde sürekli bir düşünme halindeyim, ama bunu kimseye söylemiyorum tabii!). Yani, gündelik hayatta çokça espri yapıp, arkadaş ortamımda gülüp eğleniyorum, ama içten içe bazen her şeyin anlamını sorguluyorum. Bu yazı da bir noktada tam olarak bununla ilgili… Yani, “Bile ne edatı?” sorusuyla başlamak… Bilmiyorum, kafama takıldı, belki de biraz fazla takıntılıyım, ama bir dilbilgisi konusu bile insanı böyle içine çekebilir mi? Bazen hayatta ne kadar fazlasıyla düşünürsen, o kadar basit şeylere takılırsın.

Bile Ne Edatı? Bile Ne Olur?!

“Bile” edatını düşündüğümde, hep hayatımda en garip yerlerde karşıma çıkıyor. Hani böyle anlar vardır ya, “bile” kelimesi bir şekilde hikâyenin tam ortasına oturur ve aniden her şeyin anlamını değiştirir. Örnek vereyim, mesela bir arkadaşım şöyle diyebilir:

“Ben bu durumu bile hallettim.”

Evet, bu cümleyi o kadar rahat söylerken, bazen de “Bile ne edatı?” sorusu kafama takılır. Neden bu kadar önemli? Neden bir şeyin bile yapılması bu kadar abartılabiliyor? Ve neden bu kadar sade bir sözcük bu kadar büyük bir etki yaratabiliyor?

Bir gün, şöyle bir diyalog olmuştu:

Ben: “Ya ben bu kadar stresliydim, ama şunu bile yaptım!”

Arkadaşım: “Bile mi? Bir dakika, sen normalde yapmıyor musun?”

Ben: “Yani… Evet, ama işte… Bazen insan kendini aşması gerektiğini hissediyor.”

Arkadaşım: “Bile ne edatı? Bile bile ne var? İyi yapmışsın işte!”

İşte böyle bir sahne! Arkadaşımın yüzüme bakışını hayal edebiliyorsunuzdur, o “bile” nedir ki, her şeyin üstesinden gelmen lazım diyordu. Ama ben… ben bazen o “bile” kelimesine takılmadan edemiyorum. Çünkü, hayatta her şeyin normalleşmesi için biraz çaba gösterdikçe, sanki “bile” sözcüğünü fazla abartıyormuşum gibi hissediyorum.

Hayatımda “Bile” Edatının Yeri

Geçenlerde bir akşam arkadaşlarla sahilde yürüyüş yaparken, her birimiz bir şekilde hayatımızın önemli olaylarını anlatıyorduk. Yine klasik bir “Bile ne edatı?” anı yaşandı. Arkadaşım birden “Bunu bile başardım” dedi, ben de “Ya, abi, yapman gereken şeyleri anlatıyorsun ama, ‘bile’ deyince biraz garip oluyor.” dedim. O an ciddiyetle ama esprili bir şekilde düşündüm:

Ben: “Bile ne edatı? Ne kadar küçültücü bir şey. Sanki, biz bu kadar basit şeyleri bile yapabilmeliymişiz gibi hissettiriyor. Sanki her şeyi başarıyla yapmak normalmiş gibi. Gerçekten bile…”

Arkadaşım: “Ne diyorsun sen ya? Herkes ‘bile’ demek zorunda değil! Ama şunu bile yapabiliyorum!”

Ağır mı? Kafam karıştı mı? Kesinlikle evet. Ama bir şeyi gerçekten başardığında, o “bile” kelimesi anlam kazanmıyor mu? Ben bazen diyorum ki, “Hayat bazen o kadar zorlayıcı oluyor ki, birkaç başarı bile yeterli gelmiyor.” İşte bu yüzden, o “bile” kelimesi bence içten içe bizi hem özgürleştiriyor, hem de biraz fazla mükemmeliyetçi yapıyor.

Komik Anılar ve Bile Ne Edatının Duygusal Hali

Geçen hafta iş yerinde bir sunum yapıyordum. Bir anda kalabalık bir grupla konuşmak zorundaydım. (Hayatımda böyle bir şey yapmaya cesaretim yoktu, ama işte bazen yapmanız gerektiğinde oluyor.) Her şey kötü gitti. Her şey. Ama bir şekilde toparladım ve en sonunda “Ama bakın, bunu bile başardım!” dedim.

Bir an gözlerim parladı, kendimle gururlandım. Ama sonra düşündüm: “Bile” dedim, bu sadece kendime bir moral olmuştu. Sonra tam geriye yaslandım ve içimden “Bile ne edatı?” diye sordum. Yani, bazen bir şeye “bile” demek, onu abartmaktan başka bir şey değildir. Sadece o anın ne kadar önemli olduğunu kabullenmek değil mi?

Bile Ne Edatını Anlamak: İnsanlık Hali

Sonuçta, “bile” sözcüğü, hayatta küçük şeylerin büyük anlamlar taşıdığına dair bir hatırlatıcı gibi. Ne kadar büyük bir başarı olursa olsun, bazen bir adım atmak bile inanılmaz bir şeydir. Kendi kendime de düşündüm, bazen bu “bile” kelimesi, daha fazla çaba göstermem gerektiği zaman bana hatırlatıyor. Ve bazen de sadece bir kelime, beni daha derin düşünmeye itiyor.

Öyle ki, “Bile ne edatı?” sorusunu kendi içimde sürekli sorarak, hayatın basitliklerinden anlamlar çıkarmaya çalışıyorum. Çünkü hayatın gerçek anlamı, belki de o “bile” kelimesinde gizli.

Bazen “bile” demek, insanın aslında ne kadar yol alması gerektiğini gösteriyor. Ama bazen de, gerçekten bazen, her şeyin basit olmasını diliyorum. Geriye yaslanıp, sadece bir şeyler yapmayı seviyorum. Hem de o “bile” olmasa da…

Hadi bakalım, sen de artık “bile”yi düşünmeyi bırak ve yazdıklarımı kabul et: Hayat aslında sadece bir kelimeyle bile güzel olabilir!

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

mecidiyeköy escort brushk.com.tr sendegel.com.tr trakyacim.com.tr temmet.com.tr fudek.com.tr arnisagiyim.com.tr ugurlukoltuk.com.tr mcgrup.com.tr ayanperde.com.tr ledpower.com.tr
Sitemap
ilbet giriş